MEKTUP GÖNDERME EYLEMİ VE BASIN AÇIKLAMASI 30 KASIM Çarşamba günü Genel Merkezimizce Ankara’da İl Temsilciliklerimizce tüm illerimizde gerçekleştirilmiştir.
Sendikamızca yapılan eyleme Eğitim, Öğretim Ve Bilim Hizmetleri Kolunda Faaliyette Bulunan Birçok Sendika ve Dernek Başkanları/İl Temsilcileri de katılarak destek vermişlerdir.
Haklı mücadelemizde sesimizin bu kadar gür ve net olarak duyurulmasını sağlayan İl Temsilcilerimize, Meslektaşlarımıza, katkı sağlayan tüm sivil toplum kuruluşlarına ve basın mensuplarına sonsuz teşekkür ederiz. Genel Başkan Mehmet PINARDAĞ'ın Basın AÇIKLAMASI Değerli Meslektaşlarım,Sivil Toplum Kuruluşlarının Değerli Katılımcıları, Basınımızın Değerli Temsilcileri, Haksızlığa maruz bırakıldığımız için bugün, birlikte sesimizi duyurmak amacıyla bir araya geldik. Eğitim Sevdalısı olarak Ülkemizin, eğitim sisteminin ve eğitimcinin gündemini yakından takip ediyoruz. Bu bağlamda Van ilimizde meydana gelen depremde kaybettiğimiz gencecik öğretmenlerimize ve bütün vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz. Bakanlığımızın bu fidanların isimlerini yaşatacağına inanıyoruz. 14 Haziran 2010 tarihinde Ak Partinin kurduğu 60 ncı hükümet tarafından hazırlanarak TBMM ‘ ye sunulan ve tüm partilerimizin oy birliği ile çıkarılan 5984 Sayılı Kanunla “Eğitim Müfettişliği” unvanı kabul edilmiş, camiamız ve kamuoyunca hiç tereddütsüz benimsenmişti. Ne var ki, 14 ay sonra yine Ak Partinin kurduğu 61. hükümet tarafından çıkarılan 652 sayılı KHK ile, milli irade bay-pas edilerek Eğitim Müfettişi unvanı kaldırılmış, yerine il Eğitim Denetmeni unvanı getirilmiştir. Bakanlığımızda aynı işi yapan denetim birimlerinden biri Denetçi diğeri İç Denetçi bir diğeri Denetmen olarak adlandırılmıştır. Açıkça söylüyorum, İl Eğitim Denetmeni unvanı meslektaşlarımızca ve kamuoyunca benimsenmemiştir. Bu unvan sadece resmi yazışmalarda kullanılmaktadır ve kullanılmayacaktır. EĞİTİM MÜFETTİŞİ UNVANIMIZI GERİ İSTİYORUZ 652 sayılı KHK ile Milli Eğitim Bakanlığında benzer işi yapan birimlerin birleştirilmesi gerçekleştirilirken, aynı işi yapan denetim birimlerinin de Maliye Bakanlığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığında olduğu gibi tek çatı altında birleştirilmesi bekliyordu. Neden yapılmadığı hala anlaşılabilmiş değildir. Oysa: Millî Eğitim Şura kararları, Milli Eğitim Bakanlığı yapmış siyasetçilerce hazırlanan kanun tasarıları, TBMM Araştırma Komisyon Raporları, Eğitim Bilimcilerin ve sivil toplum kuruluşlarının görüşleri; MEB denetim birimlerinin merkeze bağlı bir çatı altında birleştirilerek çalışma merkezlerinde istihdamını öngörmektedir. Bu şekilde bir yapılanma olsaydı, geçmişte yaşanan çok başlılık, huzursuzluk, statü ve özlük haklarındaki eşitsizliklerden kaynaklanan rahatsızlıklar giderilmiş, denetim alanında beklenen performans ve çalışma barışı sağlanmış olacaktı. Maalesef şu an MEB de yine üç çeşit denetim birimi var ve aynı işi yapmaya/ aynı işi paylaşmaya çalışıyorlar. BİZ, DENETİMDE ÇOK BAŞLILIĞA HAYIR DİYORUZ. Bir ilde sekiz yıldan fazla çalışılamaz bahanesiyle, tüm yurt düzeyinde hizmet bölgeleri için öngörülen 21 YILLIK hizmetini tamamlamış, 25-45 yıl arasında hizmeti bulunan, 50-64 yaşlarındaki 1409 Eğitim Müfettişi için yeniden zorunlu yer değiştirme - tabiri yerinde ise sürgüne gönderme düzenlemesi ile aile ve ekonomik yapıları alt üst edilmiştir. Hizmet Bölgelerinde eşi ile birlikte zorunlu Çalışma süresini doldurarak diğer hizmet bölgelerine atanan Eğitim Müfettişlerinin öğretmen olan eşlerinin ataması yapılmamıştır. Sonuç olarak: Eşlerden biri Batman’da bırakılmış diğeri Aksaray’a gönderilmiştir. Çocuklarının velayeti kimde belli değil. Ayrıca eş durumu, sağlık özrü, eğitim hakkı/ eğitim ihtiyacı hiç mi hiç dikkate alınmamaktadır. Tüm bu yapılan uygulamalar sonunda: . Yüzlerce Eğitim Müfettişi emekli olmuş, yüzlercesi de çıkmaza sürüklendiklerinden emekli olma kararı almıştır. . Evlat olarak anne ve babalarına karşı görevlerini yerine getiremez hale düşürülmüştür. . Eşleri başka ilde, kendileri başka ilde çalışmak zorunda bırakılmış, aileler parçalanmış, aile bireyleri hastanelerde rapor peşinde koşmak ve aylıksız izin almak zorunda kaldıklarından aile bütçelerine önemli ölçüde zararlar verilmiştir. . Zorunlu beş bölge hizmetini tamamlayan eğitim müfettişleri, tekrar zorunlu yer değişikliğine tabi tutularak göçebe durumuna düşürülmüş ve emekliliğe zorlanmıştır. Milli Eğitim Bakanlığında Eğitim Müfettişleri aleyhine hayata geçirilen uygulamalar nedeniyle Eğitim Müfettişleri yorgun, mutsuz, geleceğinden umutsuz hale getirilmiştir. Eğitim Müfettişleri kaygılıdır. Yarın ne olacak endişesi taşımaktadır. Biz MEB PARÇALANMIŞ AİLELER BAKANLIĞI OLAMAZ. diyoruz Biz, Sayın Başbakan ve Sayın Milli Eğitim Bakanından ne istiyoruz. 1. MEB denetim sisteminin etkili verimli ve objektif çalışması için Denetim birimlerinin Eğitim Müfettişliği unvanı altında birleştirilerek, 17. Milli Eğitim Şurasında alınan karar doğrultusunda, yurt düzeyinde belirlenecek yaklaşık 15 Çalışma Merkezinde konuşlandırılarak istihdam edilmesi, kendi içinde branşlaşarak uzmanlaşması, ve özlük hakları arasındaki farklılıkların ortadan kaldırılması için yeniden bir düzenleme yapılmasını, 2. Parçalanmış ailelerin birleştirilmesi ve insanların ölmeleri beklenmeden eş durumu, sağlık özrü, eğitim özrü gibi özür grubu atamalarının yapılmasınını 3. Milli Eğitim Merkez Teşkilatında istihdam edilen Denetçilere makam tazminatı da dahil her türlü tazminat verilirken, kariyer meslek grubunda olan, İl düzeyindeki her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumları ile, il ve ilçe millî eğitim müdürlüklerinin rehberlik, işbaşında yetiştirme, denetim, değerlendirme, inceleme, araştırma ve soruşturma hizmetlerinin yürütülmesi görevi verilen İl Eğitim Denetmenlerine; bu özlük haklarının verilmesini, Eşit işse eşit ücret ilkesinin sadece merkezde çalışanlara değil, taşrada hizmet verenlere de uygulanmasını istiyoruz.

|